Adalet Mülkün temelidir! sözünü duymayan yoktur. Buradaki mülk kavramından kastedilen ise Devlet kelimesi ile eşanlamlı olarak kullanılmaktadır. Devlet kelimesinin de dar anlamda söylenecek olursa üzerinde yaşanılan toprak parçasından ziyade, hükümet eden, idare eden anlamlarında kullanıldığı görülmektedir.
Peki, adalet sadece devlet için mi geçerlidir. Sadece yönetenler için mi geçerli olacak, yoksa o devlet üzerinde yaşayan tüm toplum bireyleri içinde geçerli olmalı mıdır?
Toplumda yaşayan bireyler ülkenin yönetimini kendilerinin seçmiş oldukları temsilcilerine seçimlerle ülkeyi yönetme ve yürütme görevi vermektedirler. Dolayısıyla toplum olarak bizler hep adaleti yönetenlerden bekleriz.
Bizler kendi kendimize gerçekten birey olarak ben her konuda adaletli davranıyor muyum, ben adaletli birimiyim diye kendi kendimize bazı soruları sorabiliyor muyuz mesela?
Esnaf olarak satış yaptığımız üründen vatandaştan aldığımız vergiyi devlete ödüyor muyuz? Birey olarak evlerimizde, bahçelerimizde kullandığımız suyu tasarruf ederek kullanıyor muyuz,? Çalışanlar olarak işyerimizdeki malzemeleri veya devlete ait malları kullanırken kendi özel eşyalarımıza gösterdiğimiz özen kadar dikkatli kullanıyor muyuz? Kamu çalışanları kamu kaynaklarını etkin ve verimli kullanıyor mu? Gibi soruları önce kendimize sorarak ‘’iğneyi kendimize, çuvalı başkasına batırmalıyız’’.
Adalet herkes için gerekli bir kavram olmakla birlikte, yöneten ve idare edenler için daha önemli bir hale gelmektedir. Adaletle ilgili olarak İslam ve diğer bütün dinlerde de önemli bir kavramdır. Hz. Ömer’in adalet ile ilgili birçok rivayet bulunmaktadır.
Hz Ömer Mum ışığında çalışırken komşuları kendisini ziyarete geldiği sırada yanan mumu söndürür, orda bulunan başka bir mumu yakar. O sırada oradakiler neden böyle bir şey yaptın diye sorduklarında ‘’Az önce devlet işi ile ilgili bir iş yapıyordum, o devletin mumu idi, şimdi de sizlerle sohbet ediyorum bu da özel bir iş olduğundan kendi şahsıma ait olan mumu yaktım der’’.
Tabi birey olarak biz kendimizden sorumluyuz. Fakat yöneticiler idare ettikleri tüm kesimlerden sorumludurlar. Dolayısıyla Devlet yöneticilerinin, devlette çalışanların çok daha dikkatli olmaları, adaletten taviz vermemeleri gerekir. Kullandıkları kaynakların halkın kaynağı olduğunu bilmeleri, eğer ki bir kaynak kullanılacaksa toplumun tamamının menfaati olan alanlarda kullanılması gerekir.
Kısaca; ADALET, HERKES İÇİN ADALET!
Yazar: GÜRÜNOLOJİ




